
Herkes kendini yaşar beceriksizce.
İnsanın en fazla zorlandığı eylem belki de kendini yaşamaktır. Kendini yaşamak isterken de aslında kendi dışında, kendisiyle bütünleşememiş anları ve insanları yaşar. Bu yaşadıklarını da kendisi zanneder. Oysa bir mitolojiyi yaşamaktan öteye gidememiştir. Anılarındaki kahraman kendisi değildir artık. Yaşadıklarını hiçbir ruh haliyle anlamlandıramaz. Geçmiş sadece bir yara izi olarak kalır yüzünde. Geceler ve müzik tek tesellisi olur. Ne kış bir işe yarar ne kar ne de dondurucu soğuklar. Gökyüzü ve yıldızlar da her zaman ağırlamaz onu semalarında, bir yalnızlık olur kendisi kavram düzeyinde, çünkü gerçekte yalnız değildir ama durumu yalnızlıkla ifade edilir. Bir geçmiştedir, bir gelecektedir kendisi, ya da bir “kendisi” geçmiştedir bir “kendisi”de gelecektedir, tıpkı bir filmin sebep sonuç sahneleri gibi. Ve herkes anlamaz bu filmi, bu filmi anlayabilmek için seyirci değil, oyuncu olmak gerekir. Ne acıdır ki (!) seyirci düşünülmeden yaşanmış bu film (bu hayat).
Kime öfkeleneceğini bilmez “yaşayan”. Çünkü öfkelenmekten çekindiği kendisidir öfkeye sebep olan. Bir arayışı vardır sadece, kendini rahatlatacak/avutacak… Bazen ışıklı geceleri olan bir kentin denize duran sahillerinde zil zurna sarhoş olur. Bazen bir trenin tek yolcusu olarak Everest eteklerinde sonsuzluğa gider(uçar). Bazen de hiçbir şey… Düşünceleri donmuş, hayatı donmuş, nefesi donmuş bir vaziyet… Ve bir ifade nihayetinde; “insan niye yaşar? (dün)ya’ya gelir bir süre yaşadığını sanır ve… ‘dün’ de kalanlara dünya deyip nereye gider(kaçar)?” Yaşayan için gelecek yoktur, “an” da yaşanmamıştır daha, onun için at gözlüğüyle sürekli geçmişe bakar(akar…). Sahip olduğunu sandığı sadece -hatırlamak istemediği- hatırladıklarıdır.
Dönüşü olmayan bir yoldur yaşamak, yaşıyor olan için. Çünkü kaçmak zorunda kalan bir yolcudur yaşayan, yaşadıklarından değil, bilmediği geleceğinden kaçar yaşayan, farkında olmak istemeden kocaman bir geçmişi de peşinden sürükler. Nereye kaçtığını bilmesine rağmen durmadan yol alır, ta ki kaçmasına sebep olan ve onu kovalayan yaşayacaklarıyla buluşana dek, ta ki istemediği bir geçmişi geleceğe taşıyana dek…
İsmail İLİŞ



0 yorum:
Yorum Gönder